Pazartesi, Kasım 23Topraksız Tarım

Solucan Mucizesi

kırmızı solucanların kompost üretim çabasına uyan en iyi solucan türü… Kırmızı solucanlar bizim kompost sistemimiz için biçilmiş kaftandır. Çok iyi ürüyorlar, çılgınca besleniyorlar ve oldukça bol gübre veriyorlar
ve toprağımızın havalanmasını sağlıyorlar.. “

Sıcak bir yaz gününde çoğumuzun gölette bir veya iki balık tutmak için oltaya taktığımız bu küçük solucanlar yorgun ve kimyasallarla kirlenmiş tarım arazilerimizin kurtarıcıları olabilirler.

“Yıllardır bu ülkede organik tarım yaptık.
Daha sonra kimyasal sanayi çiftçilere satışlara başladı ve bunun adı da sözde geleneksel tarım oldu.
Fakat ben inanıyorum ki kimyasal çiftçilik döneminde oyunun sonuna doğru gidiyoruz.
Toprağın biyolojisine geri dönmek zorundayız.
Toprak içerisinde mikroplarıyla beraber yaşamaktadır ve biz ona bu şekilde yaklaşmalıyız”
sonucuna varıyor Jack Chambers.

Solucanlar…

Jack Chambers dikkatleri ‘vermikültür’ün faydalarına, solucan çiftçiliği ve son ürün olan ‘vermikompost’a çekmeye çalışmayı misyon edinmiş bir kişidir.

Kaliforniya, Sonoma’da bulunan Sonoma Valley Worm Farm’ın sahibi olan Jack, Avrupa’ya yaptığı Boeing 747 uçuş pilotluğundan, Eisenia fetida veya kırmızı solucanları ellerine alabilmek için vazgeçmiştir.

Eski Delta kaptanının bu küçük yaratıklarla olan derin aşkı organik bahçesi için birkaç galonluk solucan almasıyla başladı.

O küçük ve kımıl kımıl solucanların bir tür iş ortağı olacağını henüz bilmiyordu.

“Yaklaşık 20 dönümlük çiftliğindeki solucanları satan birisini görmeye gittim. 1992 yılında kendisi artık emekli olarak balık tutmaya gitmeye karar verdiğinde, ona yardımcı olmayı bırakıp çiftliği kendisinden satın aldım”
diye anlatıyor Chambers.

Jack Chambers, internetin hayatımıza girdiği o ilk dönemlerin zorluğu içinde solucanlar üzerine bazı araştırmalar yapmaya başladığı sırada, küçük ölçekte zengin organik gübre üreten solucanları ve onların gübresini sattığını söylüyor.

“Solucanlar ve solucanların toprakla olan ilişkileri üzerine araştırma yaptıkça, onların dünya için neler yapabileceği konusunda daha çok şaşkınlığa düşüyordum.
1994 yılında Ohio Eyalet Üniversitesinde (Ohio State University) Solucan Ekolojisi Üzerine Uluslararası Sempozyuma (International Symposium on Earthworm Ecology) katıldım.”

Jack Chambers bitki yetiştirmede ‘vermikompost’ kullanılarak sağlanan faydayı slâytlar hâlinde tanımlayan ve gösteren sunumu gördüğünde nasıl heyecanlandığını anımsar.

Solucanları ve kompost işi büyüdükçe Chambers da toprak ve solucanlar hakkında özgün bilgilere sahip olan birçok yeni insanla tanışmaya başladı.

Solucanlarını sığır gübresinin içine salmadan önce gübreyi ‘ön-kompostlama’dan geçirmenin iyi bir fikir olduğunu öğrendi.

“Ön-kompostlama,” der Chambers, “yığından gelen E-Coli gibi zararlı patojenlerin ortadan kalkmasını sağlamakta ve gübrenin köstebek veya diğer küçük yaratıklardan uzak tutulmasını mümkün kılmaktadır.”

“İlk başlarda, gübreyi solucan yataklarının içine doğrudan savuruyordum. Fakat patojenler hakkında bilgi sahibi olunca, daha sonradan bizim patentli ürünümüz olan sürekli vermikültür kompostlayıcının (ÇN: Sürekli Akış Sistemi) tasarımına yol açan ön-kompostalama yapmaya karar verdim”
diyor Chambers.

Jack Chambers’a göre, solucan gübresi ile zenginleştirilmiş kompost üretiminin ilk basamağı ham inek gübresini, e-coli bakterisini öldürmek için en az üç gün boyunca 55 santigrad derecede zamanlanmış basınçlı hava üfleyici ile birlikte ön kompostlayıcıya koymaktır.
Bu süreç kompostun sertifikalı organik bir ürün derecesine erişmesini sağlar.

Bunun yanı sıra, at ya da tavuk gibi diğer hayvan gübreleri de bu süreçte kullanılabilirken, Chambers en iyi sonuçları sığır gübresinden elde ettiğini belirtir.

Solucan solucan..

“Hemen yanımızda organik mandıra çiftlikleri var, dolayısıyla bu gübreyi kullanmamız daha pratiktir.
Ayrıca sığırların sindirim sistemlerinde, yedikleri gıdaları sindirirken ortaya çıkan gübrenin, bizim amacımız açısından çok iyi olmasını sağlayan özel bir yapı olduğunu düşünüyorum.
Ek olarak, biz birçok atık gübreyi de ortadan kaldırıyoruz”
der Chambers.

Süreçteki ikinci basamak ise, Chambers’a göre, ön-kompostlamadan geçen gübreyi 20 metre uzunluğunda ve 1,5 metre genişliğindeki bir yatağa 60 günlüğüne koymaktır.

Yataklara 10-12 milyon solucanın konması çok uygun olacaktır; solucanlar yataklamayı yiyerek son ürün olan gübreyi dışkılayacaklardır.
Her bir yataktan haftalık olarak yaklaşık 750 litre, ya da aylık tabanda yaklaşık 15 ton solucan gübresi elde edilebilir.

Solucan solucan solucan…

Bitmiş olan son ürün bu yatakların tabanından mekanik olarak tıraşlanarak, bölge çiftliklerine bir ya da iki metrelik sepetlerle satılır.
Ayrıca aynı zamanda yerel olarak 10 kg.lık çuvallarda satılır. Ek olarak, Sonoma Valley Worm Farm ulusal olarak kargo ile de kompost satmaktadır.
Chambers ayrıca arzı aşan ürünlerin taleplerini karşılayabilmek için işletmesini daha da büyütmeyi planlıyor.

“Büyümemiz,” diyor ve ekliyor, Chambers, “gerçekçi ve kârlı olmalıdır. Ben ticârî tarım pazarında büyüme potansiyelinin muhteşem olduğuna inanıyorum.
Büyük ölçekli mısır ve soya fasulyesi yetiştiricilerine bakmıyorum, daha ziyade sebze, meyve ve fındık yetiştiricileri hedef kitlemdir”. “Ayrıca solucan pazarı,” diyor Chambers “hâlâ büyümekte olan bir sektör. Çiftlik personeli düzenli aralıklarla, solucanları ve kompostu birbirinden ayırmak için yığını bir eleğe doğru itmeye yarayan bir ayırıcı veya dev bir döner disk kullanır.

Solucanlar pound (ÇN: ağırlık birimi) üzerinden UPS ile kargolanarak Kuzey Kaliforniya’ya satılır ve bu da yıllık iki-üç bin pound (900-1300 kg arası) solucan demektir”.

Ayrıca “kırmızı solucanların kendi kompost üretim çabasına uyan en iyi solucan türü” olduğunu belirten Chambers şöyle der, “her bir solucan kendine özgü belirli bir ‘habitat’a sahiptir.
Kırmızı solucanlar bizim kompost sistemimiz için biçilmiş kaftandır. Çok iyi ürüyorlar, çılgınca besleniyorlar ve oldukça bol gübre veriyorlar”.

Solucanların çıkardığı bu kompost, son araştırmalara göre, bitkiler için oldukça fazla fayda sunuyor.
Örneğin, Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesinde (North Carolina State University-NCSU) yapılan bir çalışma, Vermikompost’un sebzelerde görülen zararlıların yönetiminde ekoloji dostu bir araç olabileceğini göstermektedir.

Southern Sustainable Agriculture Research and Education (Güney Sürdürülebilir Tarım Araştırma ve Eğitim) hîbesi ile finanse edilen bir çalışmada, lahana bitkisinin konakçı bitki direncine farklı böcek türlerinin farklı tepkiler verdiği tespit edilmiştir.

Ayrıca tırtıl ve yaprak biti gibi zararlılara karşı konakçı bitkilerin direncini artırmak için vermikompostun toprağa en az %20 yoğunlukla karıştırılmış olması gerektiği belirtiliyor.

Direncin seviyesi vermikompostun kökeni, ilgili böceğin türü, solucanın yediği atıklar ve henüz belirlenmemiş olan bitki savunma mekanizmaları gibi faktörlere bağlıdır.

Proje üzerinde, bir böcek bilimci, toprak eklembacaklıları ekolojisti ve araştırmacı olarak çalışan Yasmin Cardoza, Ohio Eyalet Üniversitesi’nde yazılan bir araştırma makalesine işâret ederek, ‘farklı oranlarda vermikompost içeren toprakta yetiştirilmiş olan bitkilerde vermikompost içermeyen toprakta yetişen bitkilere göre böceklerden kaynaklanan bitki zararlarının daha az olduğunu’ belirtiyor.

NCSU’da yapılan çalışmada, Yasmin Cardoza iki türlü tırtıl ve yaprak biti üzerinde çalışır.

Çalışmada farklı beslenme alışkanlıklarına sahip geniş bir zararlı türüne karşı kimyasal olarak savunma sağladığı detaylı olarak kanıtlanmış olan brassica cinsi lahana bitkisi kullanılmıştır.

Araştırmacılar vermikompost içermeyen sâde toprak ile farkı oranda vermikompost içeren topraklarda yetişmekte olan bitkiye bu zararlıları salarak böceklerin beslenmek için hangi bitkiyi tercih ettiklerini saptamışlar.

Sonuçlar tırtılların, özellikle de lahana ile beslenenlerin, iyi bir verim sağlayamadıklarını veya vermikompostlu toprakta yetişen lahanayı yiyenlerin öldüklerini göstermiştir.

“Görünüşe göre,” diyor Yasmin Cardoza, “bitkide, böcekler üzerinde zehirleyici (toksik) bir etki yaratan bir kimyasal oluşmalı”. Bu toksik madde, glukozinolatlar olarak bilinen organik bir içerik veya vermikompost karışımlı toprakta yetişen bitkinin aktive ettiği yeni bir bileşik olabilir.

Yasmin Cardoza, direnci ayarlamayla ilgili potansiyel bir etmenin Vermikompost’da yer alan ve bitkinin kökleriyle simbiyotik bir ilişki kurabilen mikrobiyal topluluğun olduğunu varsaymaktadır.

Araştırmacılar, yaprak bitleriyle ilgili olarak da vermikompost karıştırılmış olan topraktaki bitkide oluşan konakçı direncinin hem kanatlı hem de kanatsız böceklere karşı etkili olduğunu belirtmektedirler.

“Vermikompost karışımlı toprakta yetişen bitkide kanatlı yaprak bitlerinin azaldığı ve bitki üzerinde daha az larva ürettikleri tespit edildi. Bu iyi bir haberdir, çünkü vermikompost karışımı, ürünler üzerinde dağılarak daha büyük bir alanı etkileyecek olan böceklerin kolonileşme evresinin en aza inmesine yardımcı olacaktır”
diye açıklamaktadır Cardoza.

Cornell Üniversitesi’nde yapılan diğer bir araştırma ise, vermikompostun hastalık baskılamada çok iyi bir iş çıkardığını göstermektedir. Bunun nedeni ise belki de vermikompostun tekbiçimli (homojen) bir yapıda olmasındandır.

Cornell araştırmacısı ve bitki patologu Dr. Eric Nelson
“Çözüm bu mikropların yapmakta oldukları şeyi ‘neden yaptıklarını’ anlamaktan geçer.
Böylece belki daha sonra bu mekanizma daha da geliştirilebilir”
demektedir.

Jack Chambers yapılan araştırmaların, Vermikompost’un bitkileri sağlıklı bir hâle getirdiği ve ürün verimini arttırdığı şeklinde daha önce duymuş olduğu bilgileri ispatlar nitelikte olduğunu hissettiğini söyler.
Kendi organik bahçecilik çalışmalarında Chambers,
sadece %9 oranında toprak karışımı ve beraberinde vermikomposttan elde edilmiş olan çay kullanarak yetiştirdiği domateslerin daha sağlıklı, bol ve lezzetli olduğunu tespit etmiş.

Chambers’a göre ‘Sonoma Valley Solucan Gübresi’ satın alan çiftlikler, üzüm bağları ve zeytin bahçelerinin de benzer şekilde sağlıklı ve bol ürünlü daha büyük bitkiler ve daha lezzetli ürünler elde ettiklerini raporlamışlardır.

Jack Chambers ayrıca Vermikompost’un, yıllardır süren ticârî çiftçilikten kaynaklanan kimyasal toprak kirliliğinin azaltılmasında bir çözüm olabileceğini de belirtiyor.
O, rasyonel-kimyasal tarımın tamamen ortadan kalkmasının zor olmasıyla beraber vermikompost kullanımı sâyesinde kimyasal kullanımının %50 oranında azalmasının mümkün olabileceğine inandığını belirtiyor.

Jack Chambers inatla yüksek kaliteli organik malzemeyle toprağın “inokülasyon”unun [aşılanma] sağlanması gerektiğini belirtiyor.

“Yıllardır bu ülkede organik tarım yaptık.
Daha sonra kimyasal sanayi çiftçilere satışlara başladı ve bunun adı da sözde geleneksel tarım oldu.
Fakat ben inanıyorum ki kimyasal çiftçilik döneminde oyunun sonuna doğru gidiyoruz.
Toprağın biyolojisine geri dönmek zorundayız.
Toprak içerisinde mikroplarıyla beraber yaşamaktadır ve biz ona bu şekilde yaklaşmalıyız”
sonucuna varıyor Jack Chambers.

solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan solucan….

Çeviri: Savaş Gönen

Kaynak:
Soil & Mulch Producer NEWS, Vol. VII No.3 May / June 2013

*

[Bu yazıyı Nahit Gündoğdu / Ulusal Tohum Takas Merkezi Sayfasından aktarıyorum]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Verification: 1c284e6c8546eb3c